30 Nisan 2008 Çarşamba

OBURGALERİ MEHMET ÖRS RESİM SERGİSİ HAKKINDA YORUMLAR

Mehmet Örs Resim Sergisini www.oburmizah.com Adresinden Gezebilirsiniz.

OBURDERGİ 19.SAYISI HAKKINDA YORUMLAR

OburDergi 19.Sayısına www.oburmizah.com Adresinden Ulaşabilirsiniz.

06 Nisan 2008 Pazar

CANDAN DİZDAR TERWİEL SERAMİK-FOTOĞRAF SERGİSİ HAKKINDA YORUMLAR

OburGaleri Candan Dizdar Terwiel Sergisine www.oburmizah.com Adresinden Ulaşabilirisiniz.

OBURDERGİ 18.SAYISI HAKKINDA YORUMLAR

OburDergi 18.Sayısına www.oburmizah.com adresinden ulaşabilirsiniz.

29 Şubat 2008 Cuma

OBURDERGİ 17.SAYISI HAKKINDA YORUMLAR


OburDergi'yi Okumayanlar www.oburmizah.com Linkine Tıklayarak Okuyabilirler.

OBURGALERİ LEVENT SONGÜR FOTOĞRAF SERGİSİ HAKKINDA YORUMLAR


Sergiyi Gezmeyenler www.oburmizah.com linkine tıklayarak gezebilirler.

01 Şubat 2008 Cuma

OBURDERGİ 16.SAYISI HAKKINDA YORUMLAR

OburDergi 16.Sayısını Gezmeyenler www.oburmizah.com Adresinden Gezebilirler.

OBURGALERİ TOLGA SAVAŞ SERGİSİ HAKKINDA YORUMLAR

Tolga SAVAŞ Sergisi'ni Gezmeyenlar www.oburmizah.com Linkine Tıklayarak Gezebilirler.

01 Ocak 2008 Salı

OBURGALERİ BURÇAK BİNGÖL FOTOĞRAF SERGİSİ HAKKINDA YORUMLAR

BURÇAK BİNGÖL FOTOĞRAF SERGİSİNİ GEZMEYENLER www.oburmizah.com LİNKİNE TIKLIYARAK GEZEBİLİRLER

OBURDERGİ 15.SAYISI HAKKINDA YORUMLAR

15.SAYIYI GEZMEYENLER www.oburmizah.com LİNKİNE TIKLIYARAK GEZEBİLİRLER

OBURDERGİ 15.SAYI AYIN SANATÇISI AYFER KALSIN

video

Video ve Seslendiren:Emre YILMAZ

30 Kasım 2007 Cuma

EMRE YILMAZ DESEN SERGİSİ HAKKINDA YORUMLAR


EMRE YILMAZ DESEN SERGİSİNİ GEZEMEYENLER www.oburmizah.com ADRESİNDEN GEZEBİLİRLER.

OBURDERGİ 14.SAYISI HAKKINDA YORUMLAR


OBURDERGİ 14.SAYISINI OKUYAMAYANLAR www.oburmizah.com ADRESİNDEN OKUYABİLİRLER.

AYIN SANATÇISI HENRİ MATİSSE

video

OBURMİZAH AYIN SANATÇISI

HENRİ MATİSSE

VİDEO:EMRE YILMAZ

31 Ekim 2007 Çarşamba

OBURDERGİ 13.SAYISI HAKKINDA DÜŞÜNCE VE YORUMLAR
(OburDergi'yi okumayanlar http://www.oburmizah.com adresinden okuyabilirler.)


OBURGALERİ LÜTFÜ ÇAKIN KARİKATÜR SERGİSİ HAKKINDA YORUMLAR
(Sergiyi gezmeyenler http://www.oburmizah.com/ adresinden gezebilirler.)

30 Eylül 2007 Pazar

OBURGALERİ ABDÜLKADİR DEMİRHİNDİ SERGİSİ HAKKINDA YORUMLAR
(Sergiyi gezmeyenler http://www.oburmizah.com adresinden gezebilirler.)

OBURDERGİ 12.SAYSIYLA İLGİLİ DÜŞÜNCE VE YORUMLAR
(OburDergi'yi okumayanlar http://www.oburmizah.com adresinden okuyabilirler.)

06 Ağustos 2007 Pazartesi

LAFmaTÖR'ünüz DİYOR Kİ




SEVDAKAR ÇELİK ÇİZDİ




03 Ağustos 2007 Cuma

ERHAN TIĞLI'DAN BİR TAŞLAMA
Yatandaş uyanır mı
masala inanır mı
bağımsız devlet idik
Amerika'ya kul olduk
Buna can dayanır mı?
*********
Şekerim var ezilecek
tülbentlerden süzülecek
Yerli malı kullanma
karizman çizilecek!

01 Ağustos 2007 Çarşamba

EMRE YILMAZ ÇİZDİ




Sahip olduğumuz değerleri kaybettikten sonra hatırladığımızı farkettim. Büyük karikatür Ustası Turhan Selçuk Ustayı yapmış olduğum portresiyle Sevgi ile Selamlıyorum.
Emre YILMAZ

28 Temmuz 2007 Cumartesi

ABDÜLKADİR DEMİRHİNDİ ÇİZDİ





HASAN PEKMEZCİ'NİN SEVDAKAR ÇELİK'İN YAZISI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİ
Çok güzel bir tanımlama getirmişsiniz iletinizde. O kadar çok insan bu kafa ile imal edilmiş son yıllarda. Ana babalar nerede yanlış yapıyor da bu kadar berbat insancıkları, insan demeye bin şahit ister yaratıkları sokağa salıyorlar anlamak mümkün değil. Nerede isterseniz tonlarla karşınıza çıkıyor. Yolda, belde, trafikte, alışverişte, okulda, yönetim kademelerinde, politikada.
Sizleri kutluyorum.
Başarılar diliyorum.

Pekmezci

27 Temmuz 2007 Cuma

SEVDAKAR ÇELİK YAZDI




Sevgili Dostlar Merhaba!
Dosyalarımı karıştırınca, 2001 tarihli bir gazete kesiği ile karşılaştım. Bir, Hasan PULUR yazısı... Belli ki; ilginç, anlamlı bulmuşum.
Peki; niçin, kestiğimiz gazete / dergi kupürlerini saklarız?.
Galiba; bizi anlatan bir şeylere rastlamışızdır o yazılarda. Ya da, bildiğimiz bir şeylere rastlamışızdır.
Ara sıra göz atmak içindir bu saklamalarımız, bazen de referans göstermek içindir; lakin kolayından sıra da gelmez.
Ve kuşkusuz, paylaşmak içindir böylesi bir şey yapmamızın nedeni... Eşimizle dostumuzla, çoluk çocuğumuzla paylaşmak içindir... Eh, paylaşmanın kötü bir şey olduğunu kim iddia edebilir ki...
Hani ne derler?...
-“Kısmet bu güneymiş...”
Ve bu derinlikli yazıyı, siz dostlarla da paylaşmakmış kısmet...
***
Hasan PULUR ustanın yazısına fazladan bir yorum eklemeye ne hacet?. Yorum içindedir çünkü...
Belirtmeliyim ki; herhangi bir döneme, herhangi bir kişiye gönderme de yoktur yaptığımız işin arkasında. Zaten gerek de yoktur, çünkü insanı ele alan böylesi yazılar kolay eskimez.
Şunu da söylememe izin verin:
Herhangi bir hikâye çalınınca kulağımıza, kendimizi hemen “iyilerin” yerine koyma eğilimimiz ortaya çıkar. Kuşkusuz böyle bir eğilim, “ham” bir tutumdur. Bizi doğruya yönlendirmez. Fazladan, başımızın asıl belasıdır da...
***
Siz değerli dostlarla paylaşmaktan mutluluk duyduğum “Mazhar Osmanlıklar!..” adlı yazıyı okurken, bu seferlik şunu yapalım: Kendi gerçeğimizle yüzleşebilmek için, kendimizi “iyilerin” yerine koymayalım.
-Hep “Ayhan IŞIK”lığa değil, ara sıra “Erol TAŞ”lığa da soyunalım...
(Son cümle kötü bir espriyse, lütfen mazur görün!.)
***
Sağlıcakla kalın!..

Sevdakâr ÇELİK

***

Mazhar Osmanlıklar!..

GENÇLER ve çocuklar bilmeyebilir ama, yirmi, otuz yıl önce Türkiye'de "Mazhar Osman" diye bir kavram vardı...
Birisi antika işler mi yapıyor, ya da abuk sabuk laflar mı ediyor:
"Adam tam Mazhar Osmanlık!” denirdi.
İleri, geri konuşanı da tehdit ederlerdi:
"Şimdi seni Mazhar Osman'a yollarım!"

* * *

ORD. Prof. Mazhar Osman Uzman, Türkiye'de modern psikiyatrinin ve Bakırköy Akıl Hastanesi'nin kurucusuydu. Asistanı Dr. Faruk Bayülkem geçen yıl yapılan Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde bir öneride bulundu:
"Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi' nin başına, hocanın adı verilsin ve hoca ölüm günü olan, her 31 ağustos'ta anılsın." . J
Önümüzdeki "31 Ağustos" Mazhar Osman Uzman'ın ölümünün 50. yılı...

* * *

BİR gün Mazhar Osman'a sormuşlar:
"Delilerden korkar mısın?"
O da şöyle demiş:
"Ben delilerden değil, akıllı geçinenlerden korkarım, hele psikopatlardan çok çekinirim. Onlar vefasızdır, onların dostluklarına hiç güvenilmez. Kendilerini devaynasında görüp, başkalarını küçümserler, bu sayede büyüyeceklerini sanırlar. Tek amaçları kısa zamanda şöhretin yolunu bulabilmektir. Bunu başarabilmek için, şeytani zekâlarıyla, her şeye başvurabilirler."

* * *
RAHMETLİ Mazhar Osman'ın bu anlatımı, size, bugünlerde birini, birilerini hatırlatmıyor mu?
Tam "Mazhar Osmanlık" olanları, ya da Mazhar Osman'ın bile korktuklarını...
* * *
MAZHAR Osman için yakıştırılan fıkralar da vardır.
Güya hastalardan biri, ona. “Sen delisin!” demiş...
Mazhar Osman gülmüş:
“Senin, bana, deli demen, önemli değil, ama ben sana bir kere deli dersem buradan bir daha çıkamazsın!.”


*.*.*

ORD. Prof. Fahrettin Kerim Gökay da, Mazhar Osman'ın asistanıydı... Gökay hem çok popüler, hem de siyasete meraklıydı...
Valilik. belediye başkanlığı, senatörlük, bakanlık yaptı.
Bir gün Mazhar Osman'a eski asistanının bu başarısının sırrını sormuşlar, gülmüş:
"Önce doktor oldu, sonra asistan, sonra doçent, profesör, ordinaryüs profesör, yetmedi; vali, belediye başkanı, senatör, bakan oldu... Fakat benim bildiğim Fahrettin Kerim, bunlarla yetinmez, sırasıyla, başbakanlığa, cumhurbaşkanlığına gözünü diker... Bunlardan sonra da, sümme haşa, Allah olmanın peşinde koşar! O zaman da, onu, bana getirirler!"
Tabii bu uydurulmuş bir fıkraydı.

* * *

ORD. Prof. Süheyl Ünver'in bir anısı:
"Bakırköy Hastanesi’ni teftişe gelen müfettişe Mazhar Osman şöyle demiş:
- Burada ne iyilik varsa arkadaşlarımındır; ne kötülük varsa, benimdir. Ben sorumluluktan korkmam, korksam buranın başına gelmezdim. "

* * *

VE oğlu Azmi Cülmut Uzman'a son sözleri:
"Oğlum, belki seni bir daha göremeyeceğim. Hayatta çok çalıştım, muvaffak oldum, mevki ve şöhrete nail oldum. Şu anda bunların aciz kıymetler olduğunu öğreniyorum. Hayatta ne olursan ol, parayı hakir gör, şöhretten iğren. Fakat dik yürü, her zaman dik yürü ve iyi bir insan ol!"
Günümüzde "Mazhar Osmanlıklar" çoğalırken, "Mazhar Osman" gibi insanlar azalıyor, hatta kayboluyor.

Hasan PULUR
Olaylar ve İnsanlar

(Milliyet, 24 Ağustos 2001)

LAFmaTÖR'ünüz DİYOR Kİ



26 Temmuz 2007 Perşembe

ABDÜLKADİR DEMİRHİNDİ OĞUZ ARAL ANISINA




OĞUZ ARAL'I ÖLÜMÜNÜN 3.YILINDA ANIYORUZ

OĞUZ ARAL KİMDİR?

Oğuz Aral, İstanbul Silivri'de 1936 yılında doğmuştur. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin üçüncü sınıfından ayrılarak, 1950'den sonra çeşitli dergi ve gazetelerde karikatür çizmeye başlamıştır.Güncel, halkın anlayabileceği basite indirgenmiş bir karikatür anlayışına önem veren Aral, kendi mizahi görüşü ve doğrultusunda birçok karikatürcü yetiştirmiştir.Gırgır mizah dergisinin kurucusu ve yöneticisi olan Aral, daha sonra Avni dergisini çıkardı. Aral, Gırgır dergisinin tirajını 300 bin adedin üzerine çıkararak, Avrupa'nın üçüncü büyük güldürü dergisi durumuna getirmiştir.Avanak Avni tiplemesinin yaratıcısı olan Oğuz Aral, Hayk Mammer, Köstebek Hüsnü, Utanmaz Adam ve Vites Mahmut gibi tiplemeleriyle de tanınıyordu.Karikatürleri ve 'Huysuz İhtiyar' başlığı altında yazıları ölümüne kadar Hürriyet gazetesinde yayınlanan Aral'ın, tiyatro, müzik ve sinema konularında da çalışmaları bulunmaktadır.Anadolu'nun çeşitli yerlerinde pandomim gösterileri sergileyen Aral, Koca Yusuf (1966), Direkler Arası (1967), Bu Şehri İstanbul (1968), Ağustos Böceği ile Karınca (1971) adında çizgi filmleriyle de Türk çizgi film sektöründe önemli bir yere sahiptir.Oğuz Aral, Yazar İnci Aral ve karikatürist Tekin Aral'ın ağabeyidir.26 Temmuz 2004'te Bodrum'da vefat etti. Ölümünün 1. yıldönümünde anısına (26 Temmuz 2005) İstanbul Cihangir parkına heykeli dikildi.
(Kaynak: http://www.karikaturculerdernegi.org)

SEVDAKAR ÇELİK OĞUZ ARAL ANISINA

500 binlere ulaşan tirajıyla dünyanın en büyük üç mizah dergisinden birisini,yani GIRGIR'ı yaratan Oğuz ARAL ustamızı böyle bir 26 Temmuz'da yitirdik.Ülkemizin binlerce gencine karikatürü sevdirmiş; yapıcı, yaratıcı ve bilinçli bir genç kuşağın yetişmesinde büyük çaba ve emek sarf etmişti. Çizgileriyle gözlerimize, düşünceleriyle beynimize; ama en önemlisi, idealist bir öğretmen tutumuyla yüreğimize hükmetmişti. Bizim de itiraz etmediğimiz bir sevgi hükmüydü bu...Karikatürü onunla sevdik. Lakin biz, onu da çok sevdik. Çizdiğimiz her çizgide, ister istemez hep onu onu düşündük;
"Acaba Oğuz Abi bu çizdiklerimize ne der?" diye...
***
Çizdiğimiz her çizgide yine onu düşüneceğiz, yokluğundan ötürü ince bir sızıyla kederlenerek...
***
Hüzünler gibi, sevinçleri de itirazsız paylaşabileceğim siz değerli mizahçı dostları derin sevgilerimle selamlıyorum. Sağlık ve iyilikler diliyorum.
Sevdakar ÇELiK




EMRE YILMAZ OĞUZ ARAL ANISINA







KARİKATÜR SERGİSİ



Adres:
Nezih Danyal Karikatür Vakfı Galerisi
Kumrular Caddesi 26/A Kızılay/ANKARA

25 Temmuz 2007 Çarşamba

ABDÜLKADİR DEMİRHİNDİ ÇİZDİ






24 Temmuz 2007 Salı

SEVDAKAR ÇELİK ÇİZDİ




EMRE YILMAZ ÇİZDİ





EMRE YILMAZ YAZDI ÇİZDİ

3 günden sonra kafamı topladıktan sonra seçim hakkında birşeyler yazmak istedim. Hala kafam almıyor. Aptallaştım galiba. Evet bu sonucu bekliyorduk. Evet aylar önce başa yine aynı insanlar gelecek., 3 parti barajı geçecek. Bunları herkes tahmin edebiliyordu. Fakat mizah adına birçok ustayı kaybettiğimiz Temmuz ayında bu kadarını da beklemiyordum. Bu kadar da değil artık. İnanamıyorum. Gerçekten bazen insan söyleyecek bir söz bulamıyor. Seçimden önce açık açık “ben her şeyi satarım, bunlarla uğraşmak devletin görevi değildir, ben satarım vergisini alırım, satarım 5 kuruş ödemem yap-işlet-devret yaparım üstüne de vergimi alırım…” diyen bir insan başa tekrar hem de eze eze geliyor. Gerçekten şaşmamak elde değil. Bu sözleri söyleyen insan bir Başbakan. Hani Sayın Başbakan diye hitap edilen var ya ondan. Yalnız bu insan o sattığı şeylerin ülkenin olduğunu unutmuş galiba? İnanılmaz, gerçekten inanılmaz. Bir inanılmaz durumda söylentilere göre halka yardımlarda bulunmaları ve bu yolla oyları cebe indirmeleri. Bu yardımın kesinlikle karşısında değilim. Fakat bu yardımlar eğer bir çıkar uğruna yapılıyorsa bence bu yardımın hiçbir geçerliliği yoktur. Halk bu yardımlara sevinerek oylarını da “bana yardım etti” diyerek onlara verdi. Burada bence kabahati halka çıkarmamak gerekiyor. Bu hükümet demek ki halkı o kadar fakir bir duruma düşürmüş ki, halk da hiç yardım görmediği için 40 yılda bir yapılan yardımdan sonra haklı olarak oylarını o insanlara verdi. Tabi ki bu oluşan tabloda yalnızca o insanların ezici bir üstünlüğü yok. Kabahatli olanlar ve o insanların ekmeğine yağ sürenler de var. Ne yazık ki sağlam bir muhalefetin olmaması nedeniyle bu duruma gelmiş durumdayız. Neyse bir politikacı olmadığım için burada sözüme noktayı koymak istiyorum.
Hepimize her şeye rağmen güzel bir hayat dilerim. Umarım her şey dilediğimiz gibi olur…

GÖRKEM YILMAZ ÇİZDİ






23 Temmuz 2007 Pazartesi

SEVDAKAR ÇELİK ÇİZDİ VE TASARLADI




ABDÜLKADİR DEMİRHİNDİ ÇİZDİ







22 Temmuz 2007 Pazar

ABDÜLKADİR DEMİRHİNDİ ÇİZDİ























LÜTFÜ ÇAKIN ÇİZDİ



21 Temmuz 2007 Cumartesi

EMRE YILMAZ YAZDI
(Yazdığım konunun Mizah ile uzaktan yakından alakası yok. Ama bizlere bazı gerçekleri göstermesi açısından oldukça büyük bir öneme sahip.)
e-postama gelen bir mesaj oldukça ilginç ve önemli idi. Sizlerle paylaşmak istedim. Mesajı okuduktan sonra internette bir araştırma yaptım ve olayı doğruladım. Amacımız kimseyi suçlamak değil yalnızca doğruları göstermek. Ben sizi olayla baş başa bırakayım.

ÜNLÜ ZATIN OĞLU OLMAK

Eski hikaye ama unutmamakta, hatırlamakta fayda var
YORUMSUZ...
Ünlü zatın oğlu kırmızı ışıkta durmadan geçiyor, peşine
Takılan ekipten kurtulmak için hızlanırken ilerde ünlü bir sanatçıya çarpıyor...
Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan sanatçı 6 gün sonra ölüyor. Karakola götürülen delikanlıya polislerin ehliyet sormaması sanatçının eşinin dikkatini çekiyor. Polislere hatırlattığında:

"Siz ukalalık etmeyin biz ne yapacağımızı biliriz"
gibi bir cevap alıyor.
Kazadan sonra belediye görevlileri kazanın olduğu mahalleye gelip caddeyi baştan aşağı yıkıyor ve 35 metrelik fren izini tamamen siliyorlar. Delikanlıya kazadan sonra, üç ay önce
verilmiş gibi ehliyet düzenleniyor. Sanatçının kocası hakime çocuğun ehliyeti olmadığını, düzmece ehliyet verildiğini söylediğinde adam:
- Ne siz koskoca belediye başkanını sahtecilikle mi suçluyorsunuz, diye azar işitiyor...

Olayı gören tanıkların hepsi tehdit edilip korkutuluyor. Sanatçının kocası aile meclisini topluyor. Bakıyorlar ki polis,adalet, belediye hep birlikte olmuş üzerlerine geliyor. Mecburen olayın peşini bırakıyorlar. Sonuçta mahkeme trafik canavarı genci 3 ay hapse mahkum ediyor da 1998'in fiyatıyla 540 bin lira cezaya çevriliyor. Sen sağ, ben selamet; güzide sanatçı Sevim Tanurek gitti gider... Bu olayı Sevim Tanurek'in eşi, Emin Çölaşan'a yukarıdaki satırlarla anlatmış .................
Sözü geçen katil delikanlı İstanbul'un o zamanki Belediye Başkanı Recep Tayip Erdoğan'ın oğlu... Ve son olarak: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ses sanatçısı Sevim Tanurek'e otomobiliyle çarparak ölümüne neden olan oğlu Ahmet Burak Erdoğan için "tamamen kusursuz" raporu vererek beraatini sağlayan Adli Tip Trafik İhtisas Dairesi Başkanı Eyüp Çakmak, Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne (TDI) Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.( 21.10.2004 )


Alttaki metini araştırırken Hürriyet gazetesinin web arşivinden buldum. (http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/10/17/72533.asp)
Aileden Erdoğan’a tepki
SEVİM Tanürek'in eşi Ahmet ile oğlu Mustafa Cavit Ürek duruşma sonrası, ‘‘Bir insan ölüyor ve sanık ise elini kolunu sallayarak yurtdışına gidiyor, tutuklanmıyor bile’’ diyerek tepki gösterdiler. Baba-oğulun açıklamasında şöyle denildi: ‘‘Bir insan, bir insanı öldürüyor ve Japonya'ya gezmeye gidiyor. Bizimle 5 aydır görüşmek istemeyen Tayyip Erdoğan, bugün avukatları ile haber gönderip anlaşmak istediğini söylüyor. Bu saatten sonra anlaşma olmaz. Bir telefon açıp başsağlığı bile dilemedi. Biz hastane masraflarını ödeyecektik, fakat Tayyip Erdoğan hastane masraflarını karşılamak istediğini söyledi. 5 ay geçmesine rağmen hastane masrafları ödenmedi. ’’

NECATİ ABACI USTAYI
ÖLÜMÜNÜN 3.YILINDA SEVGİ VE SAYGI İLE ANIYORUZ
Necati Abacı Kimdir?
Necati Abacı, 28 Haziran 1958 yılında Mut'ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Tarsus’ta tamamladı. 1981yılında Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu Grafik Bölümü'nü bitirdi. 1985-1990 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak bulundu.Abacı’nın ilk karikatürü 1973 yılında yayımlandı. 1982 yılında başladığı "Çizgilerle Sanat İnsanları", "Çizgilerle Sanat Kadınları", "Çizgi İnsanları" çalışmalarıyla, biri Şahin Kaygun'la ortak olmak üzere 17 kişisel sergi açtı.Aralarında, İtalya Pescara’da La’voile Ödülü (1982), Almanya Duisburg Kiliseler Birliği Jüri Özel Ödülü (1986), Uluslararası Simavi Karikatür Yarışması “Erol Simavi Özel Ödülü” (1986), Abdi ipekçi Karikatür Yarışmaları'nda “mansiyon” (1985,1987), Abdi ipekçi Dostluk Barış Ödülü Afiş Dalı Üçüncülük Ödülü (1988), Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması 'Başarı Ödülü' ve özel ödüller (1992, 1994, 1997, 2000), Japonya Yomiuri Shimbun Karikatür Yarışması 'Onur Mansiyonu' (1994), Asaf Koçak Karikatür Yarışması “Büyük Ödül” ve Başarı Ödülleri (1997,1998, 2001), Serdar Çakırer Karikatür Yarışması “Büyük Ödül” ve “Jüri Özel Ödülü” (1997, 1999), GMK Sergileri'nde Logotype Dalı “Emin Barın Ödülü” (1998), Fotoğraf Dergisi&Ulusal Fotoğraf Yarışması “Birincilik” (2001), ödüllerinin de bulunduğu yarışmalarda 40 ödül aldı.Abacı’nın, bir karikatürü Bulgaristan “Gabrova Dünya Güldürü Müzesi” (1982), bir afişi Polonya “Varşova Afiş Müzesi”ne alındı (1988).Bir çok basın yayın organında ve sanat dergilerinde çalışmaları ve yazılan yayımlanan Abacı, Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü öğretim üyesiydi. 22 Temmuz 2004 de İstanbul’da yaşama veda etti.

SEVDAKAR ÇELİK NECATİ ABACI ANISINA



22 Temmuz,
Sevgili kardeşimiz Necati ABACI'nın ölüm yıldönümü...
***
Çizgilerimiz,
gidenleri geri getirmese de / hüznümüzü yok etmese de;
aziz dostlarımızı saygıyla / vefa duygularıyla hatırlamak
ve hatırlatmak bakımından ise yarayabiliyor.
***
Mizaha;
akıl ve yürekle katkıda bulunan
siz değerli dostları,
içtenlikle selamlıyorum.
Sağlık ve iyilikler diliyorum.
Sevdakar ÇELiK

EMRE YILMAZ NECATİ ABACI ANISINA




EMRE YILMAZ YAZDI ÇİZDİ





Seçime saatler kala şöyle bir "Sözde Liderlere"baktığımızda ne kadar gereksiz şeylerle uğraştıklarını ve en üzücüsüde asıl işleri halka hizmetten ne kadar uzak olduklarını üzülerek hep birlikte gördük. Anlamıyorum bu kadar saçmalıktan sonra bu saçmalık ustaları nasıl tekrar başa gelebilir? Gerçekten aklım hiç ama hiç almıyor. Yaptıkları mitinglerde asıl yüzlerini ap açık ortaya koyduklarını insanlar nasıl göremiyor? Diliyorum ki bir "Mucize" olsun ve bu saçmalıklardan kurtulalım. Bunu söylerkende biliyorum ki işimiz ne yazık ki "Mucize" ye kaldı. Ama yine de umutları kaybetmemek lazım.
Herşeyin Güzel Olması Dileğiyle...

SEVDAKAR ÇELİK YAZDI VE ÇİZDİ





CEM KOÇ ÇİZDİ





GÖKÇEN YILMAZ ÇİZDİ



20 Temmuz 2007 Cuma

OBURBLOG NEDEN KURULDU?
Neden OburBlog'u kurduk? Evet son günlerde Mizah adına yaşanan gariplikler ve olaylar hepimizde şok etkisi yarattı. Bu olayları gündemimize taşıyan ve ne kadar vahim bir durumda olduğunu MizahHaber sitesinde hepimiz hayretle takip ettik. Usta Karikatüristlerin bir bir işine son verilmeye başlandı. Ustaların yerine halka ne yazık ki eleştiriden uzak duran ve hükümetin istediklerini rahatça yaptırabilecekleri çizer görünümlü insanlar sunulmaya başlandı. Bu konuları özellikle MizahHaber çok güzel dile getirdi. Bizlerde bu olaylara tepkisiz kalmamak adına böyle bir blog oluşturduk. Amacımız herhangi gereksiz bir rekabet oluşturmak değil. Bütün amacımız sesimizi duyurabileceğimiz alanları fazlalaştırmak ve bu alanların fazlalaşmasıyla sesimizin daha güçlü olduğunu gösterebilmek.
Karikatür ile dolu güzel günler dilerim...
Emre YILMAZ

TEŞEKKÜRLER
OburBlog'un 2.Gününde bizlere e-posta yoluyla mesaj ve çizgileriyle destek veren Sevdakar Çelik Abime, Ferit Avcı, Eray Özbek,Esma Sereli ve genç çizer Görkem Yılmaz'a teşekkürler. Ayrıca bizler için önemli bir yere sahip olan Arkadaş Sitelerimizden MizahHaber ve Erdem Taner'e, DonQuichotte ve Erdoğan Karayel Hocama sitelerinde bizede yer verdikleri için çok teşekkür ederiz.
OburBlog
Emre YILMAZ

SEVDAKAR ÇELİK ÇİZDİ




19 Temmuz 2007 Perşembe

SEVDAKAR ÇELİK ÇİZDİ




EMRE YILMAZ ÇİZDİ



GÖRKEM YILMAZ ÇİZDİ





12 Temmuz 2007 Perşembe

www.oburmizah.com 'un Blog Sayfası YAYINDA!!!







Desteğinizi Heyecanla Bekliyor Olacağız!!!